Türkçe русский English
logo

Gelecek Tüp Bebek Merkezi

+90 (242) 324 25 26

ÜREME GÜÇLÜĞÜ (İNFERTİLİTE) NEDİR?


Basında, televizyonda ve internette üreme ve üreme güçlüğü gündeme geldiğinde genellikle tedavilerden bahsedilir. Oysa tedavi aşamasına gelmeden önce de üreme sağlığınızı korumak için basit ve etkili birtakım tedbirler almak olanaklıdır. Burada kısaca bu konu hakkında bilgi bulabilirsiniz.

Üreme sağlığınız için ve gebelik sırasında nelerden uzak durulmalı?

Toksinler: Bilindiği gibi toksin kelimesi sağlık için zararlı olan maddeleri ifade eder. İlk akla gelenler insektisit denen böcek ilaçları ve zararlı gazlardır. Maalesef birçok toksin kolayca tespit edilememektedir. Bazı toksinlerin üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkileri vardır.

Aşağıdaki toksinler sperm sayısını, şeklini ve kalitesini bozarak ya da yumurta üretimini etkileyerek üremeyi güçleştirir veya düşüklere veya ölü doğumlara neden olabilirler:

Tütün içinde bulunan kimyasal maddeler

Bazı ilaçlar: Sulfasalazine, anabolik steroidler, kanser kemoterapi ilaçları, bazı anestezi ilaçları, bazı antibiyotikler, marijuana, kokain

İşyeri ve ev ortamındaki bazı maddeler:

Çevresel östrojenler: Bu maddeler vücutta östrojen hormonu gibi etki gösterirler. Bu maddelerin vücutta uzun sürelerle yüksek düzeyde bulunması, östrojen algaçlarında kafa karışıklığına yol açabilir ve üreme için elverişli olan hormon dengesini bozabilir.

Aşağıda belirtilen iş alanlarında da üreme sorunu yaratabilecek potansiyel riskler olabilir:

Yukarıdaki liste çok uzun gelebilir. Gerçekten de modern yaşam koşullarında bu risklerin hepsinden tamamen kaçınmak olanaksız. Bununla birlikte günlük hayatınızda çevrenizde bulunan masum görünümlü kimyasal maddelerin (ojenizi çıkarmak için kullandığınız aseton gibi) siz gebeliği yakalamaya çalışırken size nasıl çelme takmaya çalıştığını da bilmekte yarar vardır.

Sigara: Sigaradan hemen uzaklaşın, hatta dumanından da. Üreme üzerinde en etkili zararlı alışkanlıklardan biri sigaradır. Sigara içenlerde çinko, selenyum ve vitamin C düzeyleri azalabilir. Sigarada, üreme güçlüğüne neden olabilecek 30 kadar farklı kimyasal madde vardır. Sigaranın etkisi tabii ki günlük içilen miktar ve içicilik süresi ile bağlantılıdır. Vücuttaki birçok sistem üzerinde olumsuz etkileri olan sigaranın üreme ile ilgili olumsuz etkileri ise şöyledir:

Kadında:

Erkekte:

Peki tüm bu olumsuz etkileri sigara nasıl yapmaktadır?

Nikotinin merkezi sinir sisteminde GnRH adlı hormona etki ettiği düşünülmektedir. Sigara dumanındaki hidrokarbonlar enzimleri uyarmakta, böylelikle hormon üretimini değiştirmektedir. Bu durum bayanlarda östrojen düzeyinin düşmesine neden olabilir. Buna bağlı olarak da yumurta sayıları azalmakta ve tubaların (kanalların) işlevi bozulmaktadır. Diğer muhtemel mekanizmalar arasında; tubalarda enfeksiyon ve iltihap olasılığını arttırma, kadınlarda rahim boynu salgısının vasfını değiştirme ve erkekte kromozom sorunlarına yol açma sayılabilir.

Alkol: Üreme açısından alkolden de uzak durmak gerekiyor. Alkol, çinko ve B6 vitamininin emilimini azaltırken, vücuttaki kadmiyum ve kurşun miktarını arttırmaktadır. Ayrıca ereksiyon sorunu, spermde kromozom anormallikleri, tubalarda atrofi (zayıflama)sperm sayısı ve hareketliliğinde azalma ve şekil bozukluğu, testosteron (erkeklik hormonu) düzeyinde azalma gibi olumsuz etkileri de vardır.

Beslenme: Üreme olasılığını tek başına kesin olarak arttıran herhangi bir besin yoktur. Fakat genel beslenme alışkanlığı, üreme sistemi de dahil olmak üzere vücudun bütün sistemlerinde kısmi fakat güçlü bir etkiye neden olmaktadır. Herkesin genel olarak bildiği sağlıklı beslenme alışkanlığının yan sıra bazı ilave ipuçları, üreme sağlığını olumlu yönde etkileyecektir. Aşağıdaki bilgileri okuduktan sonra kendinize lütfen katı bir beslenme listesi oluşturmayınız. Buradaki bilgilerin amacı, nelerden uzak durup neleri tüketmenin daha çok yarar sağlayacağını belirtmektir. Öncelikle taze (hatta mümkünse organik) gıdaların, konserve ve kutu gıdalara göre daha yararlı olduğunu hatırlamamız gerekir.

Eğer gebe kalmaya çalışıyorsanız aşağıdaki vitamin ve mineralleri yeterince alıyor olmalısınız:

E vitamini: Tam tahıllar, brokoli, fındık, buğday tohumu, yeşil yapraklı sebzeler, soya

A vitamini: Yumurta, süt ve süt ürünleri, balık yağı, turpgiller, brokoli, brüksel lahanası, lahana, kıvırcık lahana, karnabahar. A vitamini kadınlık hormonlarının üretiminde gereklidir. Antioksidan etkisiyle hücreleri zararlı serbest oksijen radikallerinden korur.

B1 vitamini: Tam tahıl, fındık, bulgur, et, yumurta sarısı, balık, kümes hayvanları, baklagiller. Yumurtlama ve embriyonun rahme tutunmasında etkilidir.

B12 vitamini: Kuzu eti, sardalya, somon, fermentasyonlu gıdalar. Folik asitle birlikte DNA ve RNA yapımında rol alır.

B6 vitamini (pridoksin): Tam tahıl, fındık, bulgur, et, yumurta sarısı, balık, kümes hayvanları, baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler. Çinko ile birlikte kadınlık hormonlarının üretiminde ve östrojen ile progesteronun düzenli çalışmasında rol alır. Eksikliğinde yumurtalıklarda progesteron üretimi azalabilir. Luteal faz yetmezliği durumlarında 6 ay kadar kullanılması gerekebilir. Emilimi için çinkoya ihtiyaç vardır.

C vitamini (erkekler için): Turpgiller, turunçgiller, çilek, domates, üzüm, kivi, ananas, bezelye, patates, ıspanak, kuşburnu, kiraz, tere, mango

D vitamini (erkekler için): Süt ürünleri, somon balığı

E vitamini: Avokado, tam tahıllar, fındık, yapraklı sebzeler, patates, yumurta, et. C vitamini ile birlikte alındığı zaman yumurtlama işlevini düzenleyebilir. C vitamini ve selenyum ile birlikte alınması daha sağlıklı bir endometriyum sağlar.

Kalsiyum (erkekler için): Soya, brokoli, süt ürünleri, somon balığı

Selenyum: Ton balığı, bira mayası, tam tahıl, susam çekirdeği. Eksikliği üreme güçlüğüne neden olabilir.

Manganez: Tam tahıl, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, brokoli, zencefil, baklagiller, fındık, ananas, yumurta, yulaf, çavdar. Eksikliğinde yumurtlama ve cinsiyet hormonlarının üretimi bozulabilir. Protein ve C vitamini ile alınması önerilir.

Demir: Yeşil yapraklı sebzeler, et, yumurta, balık, kümes hayvanları, kiraz, yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, kabak çekirdeği, ay çekirdeği, brokoli, sardalya, fındık, yosun, maydonoz, yulaf ezmesi. Çay, kahve ve sigara demirin vücutta emilimini azaltır.

Çinko: Buğday tohumu, yeşil yapraklı sebzeler, tohumlar, et, balık, deniz ürünleri, tavuk, yumurta, kabak çekirdeği, ay çekirdeği, çavdar, yulaf, tam tahıl, baklagiller, zencefil, mantar, maydanoz, bira mayası. Yumurta kalitesinin artması ve adetin düzenli olmasında yararlıdır. Çay, kahve, demir ve yüksek lifli gıdalar emilimini azaltır. B6 ve C vitamini arttırır.

Folik asit (erkekler için): Yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, avokado, brokoli, kök sebzeler, tam tahıllar, buğday tohumu, soya, turunçgiller (narenciye), somon, süt. Gebelik öncesinde 3 ay kullanılması önerilir. Nöral tüp defekti denen bel açıklığı riskinin azalmasını sağlayabilir. C vitamini, emilimini arttırır.

Esansiyel yağ asitleri: Yalancı safran ve diğer bitkisel yağlar, yağlı balıklar, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler, ton balığı

Amino asitler: Et, balık, yumurta, süt ürünleri, mercimek, bezelye, fındık, bulgur, ayçekirdeği, kabak çekirdeği. Yumurta ve sperm üretimi için gereklidir.

Vitamin ve mineraller hakkında bilinmesi gereken en önemli özellik, gıdalarla alındıkları zaman ilaç (hap, şurup) şeklinde alınanlara göre vücut tarafından daha iyi emildiği ve kullanıldığıdır. Eğer ilaç şeklinde alınacak olursa bazı vitaminler gerekenden fazla alınmış da olabilir ve buna bağlı zararlar meydana gelebilir.

A, B1, B2, B5, B6, B12, C vitaminleri, folik asit, çinko, magnezyum, selenyum, ve esansiyel yağ asitlerini yeterince almak, zararlı genetik etkisi olabilecek mutajenlere karşı korunma sağlamaktadır. A,C ve E vitaminleri antioksidandır ve çevre kirliliği yapan maddelerin hasarlarına karşı korunma sağlarlar. A vitaminin fazlalığında ise doğum kusurları olabilir o nedenle günlük alımı 3000 IU altında olmalıdır. Kalsiyum, magnezyum, selenyum ve çinko güçlü antimutajenlerdir ve alüminyum, kadmiyum, kurşun ve civanın emilimini azaltırlar. Yeşil çay da güçlü bir antimutajen olan katekinleri içerir. Pektin den zengin gıdalar olan elma, armut ve muz da güçlü ağır metal toksisite gidericileridir. Meyveler, sebzeler, tam tahıllar, yulaf kepeği ve baklagillerden alınan lifler, vücuttan toksinlerin atılmasına yarar sağlar. Buğday kepeği fazla tüketilmemelidir zira mineral emilimini önler.

Zeytinyağı, sperm sağlığı açısından tercihe şayandır. Aşırı egzersizin olumsuz etkisi vardır. Sarımsak, tam tahıllar, fındık ise yararlıdır. Fındık, özellikle çinko içerdiği için ve sperm sayısı ve hareketliliğini içeren arjinin maddesine sahip nadir gıdalardan biri olduğu için yararlıdır.

Çiftlik balığı: gittikçe yaygınlaşan çiftlik balıkçılığı da beraberinde bazı sorunları getirmektedir. Bu balıklarda PCB (polychlorinated biphenyls) denen maddeler doğal emsallerine göre belirgin şekilde daha fazla bulunmaktadır. Söz konusu bu kanserojen madde daha çok yağ dokusunda bulunduğundan, daha yağlı olan çiftlik balığında daha fazladır. Ayrıca bu balıklar daha az besleyicidir. Zira doğal yolla gelişen emsalleri ile aynı hayat döngüsü ve beslenme şeklini izleyememektedirler.

Stresle mücadele etmek

Stres, bedenin fiziksel veya ruhsal zorluklar karşısındaki yanıtıdır. Bu esnada başta adrenalin salınımında artış olmak üzere hormonal değişiklikler ve buna bağlı olarak da kalp atım hızı ve tansiyon artışı, kan damarlarında daralma (sperm üretimi ve ereksiyon sorunu), ve kan şekerinde artış görülür. İşlere bir türlü ara verememek modern dünyada en sık karşılaştığımız strestir. Saatler boyunca çalışma, işe fazla zaman ayırma, düzensiz ve dengesiz beslenme, uyku düzensizliği, aşırı alkol alımı, yetersiz su alımı, aşırı kahve, trafik, para hesapları vs. Zamanla bu durum bitkinliğe ve çeşitli tıbbi sorunlara neden olmaktadır. Bedendeki enerjinin büyük bir kısmı sadece hayatı idameye yönlendirilmekte, üremeye ayrılan enerji azalmaktadır.

Stres beslenmeyi ve elzem olan besinlerin alınmasını frenler, cinsel isteği azaltır, bağışıklık sistemini belirgin derecede etkiler, kan basıncı (tansiyon) nı yükseltir, kilo almaya neden olur, bellek sorunlarına yol açar, depresyona neden olabilir, kronik yorgunluk yapabilir.

Stres, süt hormonu olarak da bilinen prolaktin hormonunun yükselmesine de neden olabilir. Buna bağlı olarak yumurtlama işlevi olumsuz etkilenebilir. Adet düzeni bozulabilir, luteal faz yetmezliği denen durum ortaya çıkabilir. Stres ayrıca meni hacmini ve sperm sayısını düşürebilir ve anormal şekle sahip sperm yüzdesini arttırabilir.

Stresle baş etmek için stratejiler geliştirilebilir. Bu konu çok geniş ve ayrıntılı olduğu için burada çok kısa değinilecektir. Tabii ki öncelikle sterese neden olan kaynaklar belirlenmelidir. İş ortamında geçen çalışma saatlerini kısaltmak ve ilişkilere daha fazla önem vermek yararlı olacaktır. Ayrıca şu adımlar da yararlı olabilir:

Yeterince uyuduğunuzdan emin olun. Eğer uyku sorununuz varsa şunları deneyin:

İLAÇLAR

Ağrı kesiciler: NSAID sınıfına ait olan aspirin, naproksen, ibuprophen gibi ağrı kesiciler ovülasyonu bozabilir. Asetaminofen içerenler daha güvenlidir.

Antibiyotikler: Bazılarısperm üretimini ve hareketliliğini etkileyebilir

Antidepresanlar: Hormonlar ve üreme üzerine etkilidirler. Bazıları ereksiyon sorunu yapabilir.

Antihistaminler: Öksürük şurubu, soğuk algınlığı ilaçları, burun spreyleri, bazı uyku ilaçlarında bulunurlar. Rahim boynu salgısı (servikal mukus) nı kurutabilir.

İdrar söktürücüler: Bunlar da rahim boynu salgısını kurutabilir.

Balgam söktürücüler: 'Guaifenesin' toksik olabilir.

Steroidler: Kortizon ve prednizon yüksek dozda kullanlılırsa yumurtlamayı bozabilir. Ayrıca sperm sayısını da azaltabilirler.

Bazı ülser ilaçları: Sperm üretimini bozabilir




  © Gelecek Tüp Bebek Merkezi - 2015 - Tüm Hakları Saklıdır